1. Düşük sıcaklıklı jeotermal kaynakların kullanılmasına daha elverişli olmaları
2. Türbin boyutunun küçüklüğü ve daha ucuz olması
3. Yüksek basınçta çalışma
4. Hava sızması gibi problemlerin yaşanmaması
5. Çalışma sıvısının korozif olmaması
6. Isantropik türbin verimlerinin daha yüksek olması
7.Türbin genleşmesinin tamamen kuru bölgede gerçekleşmesi, böylece toplam türbin ömrünün
uzatılması
8. Daha düşük kondenser basıncı, daha yüksek sistem verimleri
Dezavantajları :
1. İkincil sıvı maliyetlerinin yüksekliği
2. Kaçaklara müsaade edilemeyişi
3. Isı değiştirgeçlerinin pahalı oluşu
4. Toplam jeotermal akışkan akış oranlarının yüksek olma gereksinimi
5. İkincil sıvı olarak hidrokarbon kullanılırsa, hidrokarbonun yanıcı olma riski taşıması
6. İkincil sıvı olarak freonlar kullanıldığında ozon tabakasına zarar vermeyecek sıvılar seçme
zorunluğu olması
Rusya Freon 12 ile çalışan bir binari tipi jeotermal santralı Kamçatka yarımadasındaki Patunka'da
başarıyla denemiştir. 1967 yılında kurulan bu santral birkaç yıl çalıştıktan sonra sökülmüştür. Japonlar
Otake ve Mori’de bu tür santraller çalıştırmaktadır. ABD East Mesa'da izobütan, propan kullanan bir
santral çalışmaktadır.
Çalışan ilk jeotermal santral jeotermal sıvının enerjisini bir ısı eşanjörü ile saf suya aktaran bir
jeotermal sıvı/saf su binari sitemi idi. Bu santral İtalya'da çalıştırılmıştır. Daha sonra modern
türbinlerin geliştirilmesiyle bu uygulamaya son verilmiş ve jeotermal buhar direk olarak kullanılmaya
başlanmıştır.
Hibrid Fosil /Jeotermal Santraller: Jeotermal enerji santrallerinin en büyük problemi
jeotermal sıvıların sıcaklıklarının düşük olması nedeniyle sistem verimlerinin düşük olması ve
santrallerden alınan toplam gücün sınırlı kalmasıdır. Bu yüzden birim enerji olarak yatırım
maliyetleri de yüksek olmaktadır. Jeotermal kaynakların elektrik enerjisi elde edilmesinde daha
etkili kullanılmasının yollarından birisi, klasik fosil enerji santralleriyle hibrit olarak
kullanılmalarıdır. Böyle bir santralın en büyük dezavantajı fosil santral yakıtının ve jeotermal
enerjinin aynı bölgede bulunma olasılıklarının düşüklüğüdür. Şu anda ülkemizde yap işlet
devret modeliyle kurulan doğal gaz santrallerinin çoğalması ve doğal gazın dağıtımının ülke
boyutunda dağıtılması hibrit jeotermal santrallerin ülkemiz için geçerli bir alternatif olmasını
getirebilir. www.kimyamuhendisi.com
Doğal gaz tek başına pahalı bir santral yakıtıdır. Özel şirketler tarafından ucuz ilk yatırım maliyeti ve
küçük boyutta ısı – elektrik santralleri olarak kurulan bu üniteler eğer jeotermal kaynaklarla
birleştirilebilirse ham daha ekonomik olarak kullanılabilecekler, hem de jeotermal enerji kaynaklarının
Avantajları :
1. Düşük sıcaklıklı jeotermal kaynakların kullanılmasına daha elverişli olmaları
2. Türbin boyutunun küçüklüğü ve daha ucuz olması
3. Yüksek basınçta çalışma
4. Hava sızması gibi problemlerin yaşanmaması
5. Çalışma sıvısının korozif olmaması
6. Isantropik türbin verimlerinin daha yüksek olması
7.Türbin genleşmesinin tamamen kuru bölgede gerçekleşmesi, böylece toplam türbin ömrünün
uzatılması
8. Daha düşük kondenser basıncı, daha yüksek sistem verimleri
Dezavantajları :
1. İkincil sıvı maliyetlerinin yüksekliği
2. Kaçaklara müsaade edilemeyişi
3. Isı değiştirgeçlerinin pahalı oluşu
4. Toplam jeotermal akışkan akış oranlarının yüksek olma gereksinimi
5. İkincil sıvı olarak hidrokarbon kullanılırsa, hidrokarbonun yanıcı olma riski taşıması
6. İkincil sıvı olarak freonlar kullanıldığında ozon tabakasına zarar vermeyecek sıvılar seçme
zorunluğu olması
Rusya Freon 12 ile çalışan bir binari tipi jeotermal santralı Kamçatka yarımadasındaki Patunka'da
başarıyla denemiştir. 1967 yılında kurulan bu santral birkaç yıl çalıştıktan sonra sökülmüştür. Japonlar
Otake ve Mori’de bu tür santraller çalıştırmaktadır. ABD East Mesa'da izobütan, propan kullanan bir
santral çalışmaktadır.
Çalışan ilk jeotermal santral jeotermal sıvının enerjisini bir ısı eşanjörü ile saf suya aktaran bir
jeotermal sıvı/saf su binari sitemi idi. Bu santral İtalya'da çalıştırılmıştır. Daha sonra modern
türbinlerin geliştirilmesiyle bu uygulamaya son verilmiş ve jeotermal buhar direk olarak kullanılmaya
başlanmıştır.
Hibrid Fosil /Jeotermal Santraller: Jeotermal enerji santrallerinin en büyük problemi
jeotermal sıvıların sıcaklıklarının düşük olması nedeniyle sistem verimlerinin düşük olması ve
santrallerden alınan toplam gücün sınırlı kalmasıdır. Bu yüzden birim enerji olarak yatırım
maliyetleri de yüksek olmaktadır. Jeotermal kaynakların elektrik enerjisi elde edilmesinde daha
etkili kullanılmasının yollarından birisi, klasik fosil enerji santralleriyle hibrit olarak
kullanılmalarıdır. Böyle bir santralın en büyük dezavantajı fosil santral yakıtının ve jeotermal
enerjinin aynı bölgede bulunma olasılıklarının düşüklüğüdür. Şu anda ülkemizde yap işlet
devret modeliyle kurulan doğal gaz santrallerinin çoğalması ve doğal gazın dağıtımının ülke
boyutunda dağıtılması hibrit jeotermal santrallerin ülkemiz için geçerli bir alternatif olmasını
getirebilir. www.kimyamuhendisi.com
Doğal gaz tek başına pahalı bir santral yakıtıdır. Özel şirketler tarafından ucuz ilk yatırım maliyeti ve
küçük boyutta ısı – elektrik santralleri olarak kurulan bu üniteler eğer jeotermal kaynaklarla
birleştirilebilirse ham daha ekonomik olarak kullanılabilecekler, hem de jeotermal enerji kaynaklarının
kullanımlarını fizibil hale getirebileceklerdir.
http://eng.harran.edu.tr/~ccetiner/jeotermal_enerji_5.pdf